Avrupa, Rusya'yı Ukrayna Topraklarında Durdurmak İstiyor
24 Şubat 2022 günü Rusya’nın Ukrayna topraklarına hoyrat girişiyle başlayan Rusya-Ukrayna Savaşı neredeyse 450 gündür sürüyor… Savaş Avrupa dengelerini kökten değiştirmekle kalmadı, küresel kutuplaşmayı da hızlandırdı. Ukrayna’da yaşanan görüntüler, savaşın artık Avrupa’ya uzak olduğu düşüncesini yıktı ve 2. Dünya Savaşı günlerini hatırlattı. Bugün Paris veya Berlin’de evinde huzur içinde oturan sıradan bir Avrupalı, Ukrayna’dan gelen barut kokularını hissedebiliyor ve yarın öbür gün kendi sokaklarında da benzeri çatışmaların yaşanmasından korkuyor…

Avrupa ve dünya hiç olmadığı kadar toplu bir savaşa yakın… İşte bu yüzden Avrupa başkentleri Ukrayna Savaşı’ndan önceki politikalarını kökten değiştirdiler ve aniden NATO ve ABD güvenlik şemsiyesinin altında toplanmaya başladılar. Rusya’nın Ukrayna’da durmayacağı ve imkan buldukça batıya doğru ilerleyeceği ön kabulü Avrupa’da çok yaygın. Bu nedenle Ruslarla sınırlarında savaşmak istemeyen Fransa, Almanya, Polonya ve İngiltere gibi ülkeler Ukrayna’ya büyük destek veriyorlar, Rusları Ukrayna’da sonsuza kadar durdurmak istiyorlar. Dünyanın en büyük askeri güçlerinden biri olan Rusya ile kendi topraklarında çarpışmak zorunda kalan Ukrayna da bu korkulara oynuyor, Batı medeniyeti namına Rusya ile çarpıştığını, bu nedenle kendisine destek olunması gerektiğini savunuyor.
Bu bağlamda Ukrayna Cumhurbaşkanı Viladimir Zelenski Mayıs ayının ikinci haftası İngiltere, Fransa, Almanya ve İtalya’yı ziyaret etti, Ukrayna Ordusu’nun acil ihtiyaçlarını sıralayıp destek çağrısında bulundu. Zelenski’nin çağrısı karşılık buldu ve Avrupa hükümetleri bir anlamda kendi namlarına savaşan Ukrayna’nın taleplerini karşılamaya çalıştı. Bu makalede Zelenski’nin ziyareti bağlamında Ukrayna Savaşı’nın geldiği durumu ve olası sonuçlarını analiz etmeye çalışacağım.
HAYALLER VE GERÇEKLER
Putin, ordularını Ukrayna’nın üzerine sürerken büyük bir fatih edasıyla hareket ediyordu… Rus ulusunun ana yurdu saydığı Ukrayna’yı tamamen yutarak, kendince “Rus birliğini yeniden tesis edecek” ve ismini Büyük Petro (1682-1725), Korkunç İvan (1533-1584), Çariçe Büyük Katerina (1762-1796), 2. Alexander (1855-1881) ve 1. Nicholas (1825-1855) gibi Rusya tarihinin büyük isimleri arasına yazdıracaktı… Belki de tarih kitapları ondan Büyük Putin diye bahsedecekti… İşgalden önce Ukraynalıların da hayalleri vardı; onların hayali Avrupa Birliği’ne tam üye olmak, Rusya’nın etkisinden kurtularak Avrupa’nın gelişmiş ve kalkınmış ülkeler ailesine katılmaktı. Bunun için Batı’nın güvenlik örgütü olan NATO’ya katılmayı Rus tehdidi karşısında önemli bir gereklilik olarak görüyorlardı. Ukraynalılar Batı’ya yaklaştıkça Rus tankları da Ukrayna sınırlarına o kadar yaklaştı… Rusya’ya göre Ukrayna’nın hayalleri Rusya’nın kabusuydu; Ukrayna’ya göreyse Rusya’nın hayalleri Ukrayna’nın kabusu… İki taraf da kısa süre sonra hakikatle karşılaşacaktı…Ukrayna’nın başka bir talebi de uzun menzilli ve yetenekli füzelerdi… Ukrayna’nın elindeki füzeler hem eski model ve yeteneksiz füzelerdi hem de menzilleri konvansiyonel bir obüsün menzili gibi oldukça kısaydı. Ruslar, yüzlerce kilometre öteden başlarına füze yağdırırken Ukraynalılar Rus hedeflerini vurabilmek için hayatlarını tehlikeye atarak düşmanın çok yakınına gelmek, büyük risk almak zorundaydılar… Ukrayna’nın uzun menzilli füze talepleri de uzun süre görmezden gelindi ve ancak bu ay, yani Mayıs 2023’te İngiltere’nin ‘Storm Shadow’ füzelerini göndermesiyle kısmen karşılanabildi… (7) Her ne kadar Ukrayna’nın talepleri geç ve sınırlı karşılansa da Batı’dan gelen silah ve mühimmat Rusya’yı korkutmaya yetiyor… İngiliz-Fransız ortak yapımı “Storm Shadow” füzeleri 155 mil menzilli, kızılötesi hedefleme ve görünmezlik kabiliyetlerine sahip… Ukrayna bu füzeleri aldıktan kısa bir süre sonra işgal altındaki Luhansk’ı kolayca vurdu… (8) Bu füzelerle Kırım’ın uzak noktalarının dahi vurulması mümkün olacak… Bunun anlamı ise Rus Ordularının cephe gerisindeki lojistik merkezlerinin kolayca hedef olabileceği… Uzmanlara göre İngiltere'nin bu hamlesini Fransa'nın SCALP-EG füzeleri izleyebilir… Ukrayna’nın çok sayıda uzun menzilli füze ile donatılması Rusya’yı hareketsiz hale getirebilir…
Zelenski, Paris görüşmelerinde Fransa’dan savaş uçağı da istedi, F-16 için destek bekledi. Ancak Paris, bu konuda şimdilik temkinli, “henüz uçak için erken” dendi. Fakat bu reddediş samimi mi, yoksa bir taktiğin parçası mı, bunu zaman gösterecek… Öte yandan Elysée Sarayı, Fransa'nın Mistral kısa menzilli ve Crotale orta menzilli uçaksavar sistemlerini Ukrayna’ya çoktan teslim ettiğini ve İtalya ile daha gelişmiş SAMP/T karadan havaya sistemlerin teslimatını ise incelediğini açıkladı. (19) Zelenski’nin Avrupa turunda gündemin önemli bir maddesi de Rusya’ya yeni yaptırımlar oldu. Avrupalı liderler bu konuda kısa sürede önemli adımlar atma sözünü verdiler. SONUÇ Sonuç olarak, Ukrayna adım adım büyük taarruza hazırlanıyor… Hedef, Rus güçlerini Luhansk ve Donetsk’ten çıkarmak, hatta mümkünse Kırım’ı geri alabilmek… Gerçi ABD, Ukrayna’ya ait bu askeri hedeflerin hepsini paylaşmıyor, çünkü Rusların bu kadar ağır ve utanç verici bir yenilgiyle başedemeyip savaşı çevreye yayma riski var… Ancak kademe kademe gelecek bir yenilgi Ruslara iyi bir ders verebilir ve Rus tehlikesini uzun yıllar kendi sınırları içine çekebilir, bu süre zarfında ise Ukrayna ve belki başka bazı ülkeler NATO’ya üye yapılarak Rusya’nın çevrelenmesi süreci tamamlanabilir… Amerikalıların asıl isteği bu… Ukrayna ve Batı, hazırlıklarını sürdürürken Ruslar da boş durmuyor… Ancak onların kaynakları daha sınırlı… En basit silahları ve mühimmatı bile yeteri miktarda tedarik edemiyorlar. Batı müeyyideleri nedeniyle Çin’e, Brezilya’ya ve Güney Afrika’ya yöneldiler… Hatta İran ve Kuzey Kore’den bile silah ve mühimmat alıyorlar. Ancak işleri zor. Kırım’ın önlerine kazdıkları onlarca kilometrelik kara siperi endişelerini gösteriyor… Rusların olası Ukrayna taarruzuna karşı aldığı bir diğer önlem ise şimdilik sahip olduğu hava üstünlüğünü sonuna kadar kullanmak. Rusya, Mayıs ayının ilk 18 gününde Kiev ve diğer yerlere dokuz farklı zamanda füze yağdırdı, yerleşim yerlerini hedef aldı. Rusya bu saldırılarda elindeki en gelişmiş füzeleri kullanıyor, ancak son saldırılarda Ukrayna hava savunma sistemlerinin geçmişle kıyaslandığında daha fazla devreye girdiği görülüyor. (20) Şehirlere füze saldırıları Ukraynalıların moralini bozuyor, maddi ve manevi açılardan tükenişi artırıyor. Rusya, ayrıca olası saldırıda kullanılacağını düşündüğü stratejik noktaları da hedef alıyor. Bir diğer önlem olarak ise Rusya, kuvvetlerini daha kolay savunabileceğini düşündüğü noktalara çekiyor. Bu bağlamda Bakhmut’ta direnç gösteriyor, bu bölgede Ukrayna kuvvetlerine ısrarlı saldırılar ile düşmanının moralini ve saldırı gücünü kırmaya çalışıyor. Rusya’nın yaptıklarından çok yapabilecekleri korkutuyor Rusya’yı; eğer Ruslar ani ve ağır bir yenilgi alır ise Ukrayna’da belli şehirlere veya tesislere nükleer bomba atabilirler… Rusya bunun işaretlerini defalarca verdi, herkesi uyardı. (21) Rusya için Ukrayna’nın ne kadar kıymetli olduğunu anlarsak bu tehditlerin boş olmadığını da fark ederiz.. Batı’yı korkutan diğer bir olasılık ise Rusların savaşı tüm Avrupa’ya yayması... Rus gemileri şimdiden İngiltere ve Baltık açıklarında dolaşıyor. İngiliz istihbaratına göre bu gemiler İngiltere’nin ve Avrupa’nın deniz altı enerji nakil hatlarını haritalandırıyor ve olası bir sabotaj için hazırlık yapıyor. Rusya Baltık’ta ve Kuzey Denizi’nde deniz altı hatlarına saldırırsa tüm Avrupa kendini sıcak bir savaşın içinde bulabilir. İşte, Ukrayna’ya askeri yardımda aşırıya gidilmemesini savunan Amerikalıların asıl gerekçesi bu korkular… Savaşı uzatmak belki daha fazla Ukraynalının hayatına mal oluyor, ancak bu sayede Avrupa kıtası bir süre daha savaştan uzak tutuluyor. Etik bulmasak da mantıklı. Zaten savaşın ahlaki olduğunu kim söyledi ki? *** Sonuç olarak; iki taraf da, ama özellikle Ukrayna tarafı savaşın bir an önce bitmesini istiyor, çünkü savaşın uzaması Ukrayna’nın tükenmesi anlamına geliyor. Savaş biraz daha uzarsa Ukrayna diye bir yer kalmayacak, sadece bir savaş alanına sahip olacaklar. Bu nedenle beklenen çıkışı yapmak ve Rus ordularını püskürtmek zorundalar…
Güncel Yazılar, 19 Mayıs 2023 NOTLAR: _________________
(1) Rus milliyetçiliği ve Ukrayna üzerine bkz.: Serhii Plokhy, Lost Kingdom: A History of Russian Nationalism from Ivan the Great to Vladimir Putin, (Londra: Penguin Books Limited, 2017); Anna Procyk, Russian Nationalism and Ukraine: The Nationality Policy of the Volunteer Army during the Civil War, (Toronto: University of Alberta Press, 1995); Olexander Hryb, Understanding Contemporary Ukrainian and Russian Nationalism: The Post-Soviet Cossack Revival and Ukraine's National Security, (Columbia University Press, 2020); Mitat Çelikpala ve Fatih Ceylan (ed.), Rusya Dün, Bugün ve Yarın, (Ankara: APM, 2023).
(2) Rusya-Ukrayna ilişkileri üzerine Türkçe’de fazlaca bir eser bulunmuyor. Bu konuda ayrıca bkz.: Habibe Özdal, Sovyetler Birliği’nin Dağılmasından Kırım’ın İlhakına Rus Dış Politikasında Ukrayna, (Ankara: USAK Yayınları, 2016);Habibe Özdal, “İç-Bölgesel-Küresel Dinamikler Bağlamında Ukrayna Krizi”, Uluslararası Hukuk ve Politika, 2015, Cilt: 11, Sayı: 42, ss. 69-102; Erhan Büyükakıncı (ed.), Değişen Dünyada Rusya ve Ukrayna, (Phoenix Yayınları, 2004); Eray Alım, Ukrayna Krizi’nde Rusya: Büyük Güç Politikası ve Saldırgan Realist Dinamikler, (İstanbul: Nobel, 2022); Hasan Arslan, Hibrit Savaş: Rusyanın 2014 Yılı Ukrayna Müdahalesi, (Efe, 2021); Habibe Özdal, Hasan Selim Özertem, Kerim Has ve Mehmet Yegin, Ukrayna Siyasi Krizinde Rusya ve Batı'nın Tutumu, (Ankara: USAK Yayınları, USAK Analiz, No.28, 2014); Sedat Laçiner, “Rusya Meydan Okuyor”, Star gazetesi, 22 Şubat 2014; Sedat Laçiner, “Rusya’nın Dönüşü”, Star gazetesi, 1 Mart 2014.
YAZAR HAKKINDA: Sedat LAÇİNER: İlk orta-lise eğitimini Ankara Yenimahalle’de tamamladı. Lisans derecesini Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden (Mektebi Mülkiye) alan Laçiner, henüz öğrenciyken Milliyet Gazetesi’nde gazeteciliğe başladı. Milliyet’te çeşitli yazı dizileri hazırlayan Sedat Laçiner, gazetenin Başbakanlık Muhabiriydi. Yüksek Lisans derecesini İngiltere’de Sheffield Üniversitesi’nden, doktorasını ise King’s College London (Londra Üniversitesi) alan Laçiner, 2001-2003 yıllarında Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi’nde (ASAM) araştırmacı olarak çalıştı. 2004 yılında Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) kurucu başkanı olan Laçiner, başkanlık görevini 2011 yılı Mart ayına kadar sürdürdü. 2006 yılında Davos Economic Forum tarafından düzenlenen Young Global Leaders listesine “entelektüeller” dalında dahil edilen Laçiner 2011-2015 yılları arasında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörlüğü görevini yürüttü.Laçiner, 1993 yılında Milliyet Gazetesi'nde başladığı gazeteciliğe ilgisini sonraki yıllarda da devam ettirdi, 2010-2015 yılları arasında Star gazetesinde dış politika ve uluslararası güvenlik alanlarında düzenli olarak köşe yazıları yazdı; TRT’de her hafta yayınlanan ‘Açı’ adlı programda yaklaşık beş yıl boyunca yorumculuk yaptı, çeşitli internet haber sitelerinde köşe yazıları yazdı. Laçiner, Çanakkale Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, Başkent Üniversitesi ve diğer kurumlarda Uluslararası İlişkiler dersleri verdi. Bir dönem İçişleri Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulu Başkan danışmanlığı da yapan Laçiner’in, Türkçe ve İngilizce olarak ulusal ve uluslararası alanda pek çok kitap ve makalesi bulunmaktadır. Yazarın e-postası: sedatlaciner72@gmail.com
Yazarın Diğer Yazıları:
- Japonya, NATO Üyesi Olur mu?, 13 Mayıs 2023
- Batılı Şirketler Çin'den Vazgeçebilecek mi?, 3 Mayıs 2023
- Güney Kore: Devler Arasında Güvenlik Arayışı, 2 Mayıs 2023
- İmalat Amerika'yı Yeniden Tek Süpergüç Yapabilir mi?, 28 Nisan 2023
- Çin vs. ABD: Yeni Bir Soğuk Savaş mı?, 23 Nisan 2023
- Çin - Brezilya Yakınlaşması ve Küresel Güç Dengelerine Etkileri, 16 Nisan 2023
- ABD İstihbarat Sızıntısı: Belgeler Ne Diyor?, 13 Nisan 2023
- ABD'de Ortalama Yaşam Beklentisinde Beklenmedik Düşüş ve Nedenleri, 9 Nisan 2023
- Küresel Para Savaşları, 4 Nisan 2023
- Suudi Arabistan - İran Anlaşması ve Çin'in Arabuluculuğu: Bölge İçin Olası Sonuçları, 26 Mart 2023
- Rusya'nın Nüfus Sorunu: Rusya Ölüyor mu?, Ocak 2023
- Kentsel Dönüşüm ve Yağmalanan Çocukluğumuz, Şubat 2023
- Yazarın diğer yazılarının Researchgate'deki linkleri




Yorumlar
Yorum Gönder