Yeni Nükleer Güçler Geliyor
Prof. Dr. Sedat Laçiner, 6 Şubat 2026
Güncel Yazılar
Herkes İran’ın, Kuzey Kore’nin nükleer programlarına odaklanmışken nükleer silahlar kısa sürede birçok ülkede ortaya çıkabilir... En yakın adaylar Almanya ve Japonya; Güney Kore sırada... Eğer herkesin olacaksa Suudi Arabistan, Mısır ve diğer bazı ülkeler de istekli.
Sadece nükleer değil, herkes silahlanıyor, herkes ordusunu büyütüyor: Barış havarisi gibi başkan olan, Nobel Barış Ödülünü saplantı haline getiren Donald Trump, Amerikan askeri bütçesini 1,5 trilyon dolara çıkarıyor. Çin, Rusya, İngiltere, Fransa, Polonya… Herkes silahlanıyor... Ama 2 devlet var ki korkutucu bir hızla geliyor: Almanya ve Japonya.
Başlıklarımız böyle… Gelelim detaylara…
Avrupa’yla başlayalım: Trump, eski düzenin tabutuna son çivileri çakarken Avrupa'da NATO'nun Pasifik'te ise Amerikan ittifakının esamesi okunmuyor... Tak sepeti koluna, herkes kendi yoluna…
Washington, "önce Amerika" diyerek müttefiklerine karşı tüm sorumluluklarını bıraktı. Hatta müttefiklerinin toprak bütünlüğüne göz koyacak kadar ileri gitti. Trump’ın çılgın politikaları artık Amerikan Ulusal Politikası…
Avrupalılar, ABD kıtadan çekilmeden hemen önce biraz vakitleri var sanıyorlardı, ama Grönland krizi ve Trump’ın NATO hakkındaki aşağılayıcı sözleri Amerikan garantilerinin çoktan kaybolduğunu kanıtladı… Bundan sonra NATO’nun 5. maddesi sadece kağıt üzerinde birkaç cümleden ibaret…
Avrupa, Ukrayna Savaşı’nın başladığı 2022’den beri zaten silahlanıyordu; ama bu çabalar, Trump’ın gelişiyle birlikte paniğe döndü.
Polonya, milli gelirinin % 5’e yakın kısmını silahlanmaya ayırıyor… Almanya Başbakanı Merz, “Avrupa’nın en büyük konvansiyonel ordusu”nu kuracaklarını söylüyor. Almanya, Fransa ve İngiltere, her biri savunma harcamalarını 100 milyar dolara doğru yükseltiyor. Silah fabrikaları kapasite artırıyor… hummalı bir çalışma var.
Ne var ki Avrupa’yı Rusya’ya karşı sadece konvansiyonel, yani geleneksel silahlarla koruyamazsınız… Nükleer silah şart…
Rusya, bir yandan Ukrayna ile savaşıyor, diğer taraftan Oreşnik gibi nükleer başlık taşıyabilen kıtalararası füzelerini Avrupa’yı en iyi vurabilecek yerlere yerleştiriyor. Belarus’a yerleştirilen füzeler, dakikalar içinde Berlin’i, Paris’i veya Londra’yı vurabilecek kapasitede.
Rusya’nın binlerce nükleer başlığı var… Stratejik ve taktik nükleer silahlarda Rusya, dünya lideri… İngiltere ve Fransa da nükleer güç, ancak bu ikisinin nükleer başlık ve bunları Rusya’ya atma güçleri çok sınırlı.
İngiltere’nin 225, Fransa’nın ise 290 adet stratejik nükleer silahı var. Bunların taktik nükleer silahları olmadığı biliniyor…
Rusya’nın ise 5.500 nükleer başlığı var. Rusya’nın 1.500-2.000 kadar taktik nükleer silahı olduğu sanılıyor. Bazı kaynaklar, Rusya’nın başlık sayısını 10.000’e kadar çıkarıyor…
Kısacası, sayı olarak Rusya çok üstün... Bir çatışma halinde Rusya çok sayıda füze ile tüm Avrupa’yı vurabilir, şehirleri yok edebilir.
Daha önemlisi İngiltere ve Fransa, elindeki nükleer başlıkları Rusya’ya fırlatma yönünden bazı teknik eksiklere sahip. İngilizler geçen yıl deneme yaptılar ve füzeleri fırlatan sistem çalışmadı. Rusya ise benzeri denemeleri savaşta Ukrayna’ya karşı düzenli olarak tekrarlıyor.
Rusya’nın düzenli olarak Avrupa’yı tehdit ettiği bir ortamda önce Fransa, elindeki nükleer silahları tüm Avrupa için kullanmayı teklif etti. Daha sonra İngilizler de nükleer güçlerini Avrupa ile birleştirmeyi önerdi.
Bu konuda görüşmeler sürüyor. Amerikan nükleer korumasına artık güvenemeyen Avrupalılar, İngiliz ve Fransız nükleer silahlarının da yetersiz olacağını düşünüyor… Avrupa bölünmüş ve zaten yetersiz olan askeri kapasitelerini geliştirmekte zorlanıyor…
Bu ortamda Almanların teklifi, Almanya'nın da kendi nükleer silahlarını geliştirmesi... Bu gerçekten oldukça radikal, uç bir öneri... Çünkü dünyanın çoğu gibi Almanya da 1969 nükleer silahların yayılmasını önleme anlaşmasının imzacısı... Bu anlaşmaya göre mevcut nükleer güçler dışında yeni bir ülkenin nükleer silah geliştirmesi yasaklanıyor.
1969 Anlaşmasına ek olarak, Doğu ve Batı Almanya'nın 1990 yılında yeniden birleşmesine izin veren "Dört Artı İki anlaşması" da Almanya'nın kendi nükleer silahını geliştirmesini yasaklıyor...
Şansölye Merz diyor ki eski anlaşmalar nedeniyle Almanya'nın bazı şeyleri tek başına yapamayacağının farkındayız, fakat o anlaşmalar bizim bu konuyu ortaklarımızla tartışmamızı engellemiyor...
Merz dahil olmak üzere birçok Alman devlet adamı, Almanya'nın kendi nükleer silahlarını geliştirmesinden yana. Merz'e göre bu Avrupa güvenliği için elzem... Nükleer olamayan bir Almanya'nın Avrupa'yı koruyamayacağını söylüyorlar...
Alman parlamentosunda konuşan Merz, ülkenin, şu anda İngiltere, Fransa ve AB yetkilileriyle nükleer silah kapasitesini geliştirilmesini konuştuğunu söyledi. Merz, "görüşüyoruz, henüz bu işin başındayız" diye de ekledi.
Merz'in ümidi bir ara formül bulmak. Eğer Fransa, İngiltere ve ABD de evet derse Avrupa Birliği bağlamında kendi nükleer silahlarını geliştirmek istiyorlar. Fransa ve AB tek nükleer güce çevrilecek, ardından diğer AB ülkelerinden nükleer silah yapmaları istenecek. Böylece Almanya'nın üreteceği nükleer silahlar kağıt üzerinde AB'ye, belki de Fransa ve İngiltere ile yapılacak anlaşmalarla bu iki ülkeye bağlı gibi görünecek ama esasta Almanya topraklarında ve Almanların kontrolünde olacak... Böylece, ironik bir şekilde Hitler'in Almanya'yı nükleer güç yapma hayalini on yıllar sonra Merz gerçekleştirmiş olacak...
AB, NATO'nun nükleer gücü konusunda uzun süredir ABD'ye bağımlı durumda; ancak Avrupa ülkeleri, Başkan Trump'ın ikinci dönemiyle altüst olan geleneksel sözleşmelerden uzaklaşmaya başlıyor... Bu yeni şartlar altında eski anlaşmalar iyice anlamsızlaşabilir de. Yani Almanya, yakın bir zamanda kendisini tek taraflı olarak nükleer güç ilan edecek bir fırsatı bile bulabilir...
Merz'in açıklamaları, Alman Parlamentosu savunma komitesi başkanı Thomas Roewekamp'ın çarpıcı açıklamalarındna hemen sonra geldi…
Savunma Komitesi Başkanı dedi ki “Almanya, Avrupa için daha fazla nükleer silah üretmeye tamamen muktedirdir”...
Roewekamp, Alman Welt TV'ye yaptığı açıklamada, "Füzelerimiz veya savaş başlıklarımız yok, ancak ortak bir Avrupa girişimine katkıda bulunabileceğimiz önemli bir teknolojik avantajımız var" dedi...
Gerçekten, tıpkı Japonya gibi Almanya da nükleer teknolojiye, bilimsel düzeye sahip. Almanya yıllarca nükleer enerji ile evlerini aydınlattı... Fakat Yeşillerin girişimiyle Almanya tüm nükleer enerji tesislerini kendi isteğiyle kapattı. En son nükleer santral 2023'de kapandı... Nükleer enerjiden vazgeçmek Almanlara pahalıya patladı, enerji fiyatlar ciddi oranda arttı. Alman Şansölye Merz, "nükleer enerjiden vazgeçmek büyük hataydı" diyor...
Almanya'nın nükleer olma isteğine İngiltere ve Fransa da şimdilik sıcak bakıyor. Çünkü bu iş çok pahalı ve zor bir iş... Bu iki devletin tek başlarına Rusya ile yarışabilmesi zor. Rus siyasilerin Londra'yı, Paris'i yok etme tehditleri sürerken İngiltere ve Fransa, Almanya'nın nükleer olma isteğine yol verebilir.
Avrupa'da Amerika'Nın ise 100 civarında nükleer silahı var. Bunların büyük kısmı Almanya'daki Amerikan üslerinde duruyor. Trump, masraf azaltabilmek için veya başka nedenlerle Almanya'yı nükleer güç yapacak izni verebilir... Tabii böyle bir izne gerek kalırsa...
Nükleer olmak isteyen bir diğer ülke ise Japonya... Sivil amaçlı nükleer enerjiyi on yıllardır kullanan Japonya, her an nükleer silah üretebilecek teknolojik gelişmişliğe sahip. Ancak ülkenişn pasifist-barışçıl politikası Japonya'yı nükleer silah üretmekten alıkoyuyordu. Ayrıca 1969 Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması da Japonya'yı bundan men ediyor...
Ne var ki şartlar değişiyor ve militarizm Japonya'da hızla yükseliyor... Çin'in Tayvan'ı zorla ele geçirme ihtimali, Kuzey Kore'nin balistik füze ve nükleer silah konusunda kaydettiği gelişmeler, 3 nükleer güç olan Rusya, Çin ve Kuzey Kore arasında gelişen askeri işbirliği ve en önemlisi ABD'nin bölgedeki güçlerini azaltma ihtimalindeki artış Japonları korkutıyor... Milliyetçi Başbakan Sanae Takaichi Japonya'yı yeniden dünyanın en korkulan askeri gücü haline getirme hayalleri kuruyor... Değişen küresel ve bölgesel şartlar da Japonya'yı silahlanmaya zorluyor. Hatta ABD ve Avrupa bile Japonya'nın daha fazla silah üretmesini veya satın almasını istiyor...
2 hafta önce Japonya Başbakanlık Ofisinden üst düzey bir yetkili, Japonya'nın kötüleşen güvenlik ortamı nedeniyle nükleer silahlara ihtiyaç duyduğunu söyledi ancak böyle bir adımın siyasi olarak zor olacağını kabul etti... Bu sözler başta Çin olmak üzere birçok kesimi rahatsız etti. Japonya'nın 2. Dünya Savaşı sonrasında izlediği pasifist politikayı değiştirdiğini herkes biliyor ancak meselenin nükleer silah boyutuna gelmiş olması oldukça radikal bir karar.
Kabine Baş Sekreteri Minoru Kihara, iddiaları reddetti ve nükleer silah politikalarını bir değişiklik olmadığını savundu. Ancak Başbakan Sanae Takaichi'nin böyle düşünmediğini herkes biliyor. Takaichi gibi düşünenlere göre, Japonya öncelikle Amerikan nükleer silahlarını Japınya topraklarına konuşlandırmalı... Japonya parasını verecek ve Amerikan nükleer silahları Japon topraklarına ve denizlerine yerleştirilecek. Japonya nükleer enerji ile çalışan denizaltılar da istiyor. Bundan sonra ise Japonya, belki ABD adına, belki Avrupalı bir müttefik adına kendi nükleer silahını geliştirecek. Eğer Almanya nükleer olursa Japonya bu yolu izleyecektir.
Almanya ve Japonya’nın nükleer silahlara kavuştuğu gün, daha pek çok ülke nükleer olmak isteyecektir. Hatta bu istekler şimdiden kabarmaya başladı bile… Ne diyor ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, “İran nükleer olursa başta Suudi Arabistan olmak üzere başka Ortadoğu ülkeleri de nükleer olmak ister.”
Şu anda 1969 Anlaşmasına göre yasal nükleer güçlere ek olarak İsrail, Hindistan, Pakistan ve Kuzey Kore de nükleer silahlara sahip.
Prof. Dr. Sedat Laçiner, 6 Şubat 2026
Güncel Yazılar
.jpg)
Yorumlar
Yorum Gönder