Trump'ın Seçim Korkusu: Sandığa Darbe Hazırlığı mı?
Sedat Laçiner
Amerika'da Kasım ayında ara seçimler var, Kongre'nin büyük kısmı, tamamına yakını yeniden seçilecek ve Trump, Kongre'de kaybederse dünya ve ABD tarihi farklı yazılabilir.
Bu seçimlerin bir diğer özelliği ise, Senato'ya, ABD tarihinde ilk kez olarak bir Müslümanın seçilme olasılığı...
Trump, bunu engellemek için herşeyi yapıyor, çünkü Trump'ın Müslümanlara büyük bir alerjisi var…Gelmiş geçmiş Amerikan başkanları içinde belki de en azılı, en şedid İslam karşıtı başkan Donald Trump…
Trump’ın iddiası Müslümanların ABD’yi ve Amerikan kurumlarını istila ettiği şeklinde. Oysa ki Müslümanlar şu anda Amerika’da Hristiyanlardan ve Yahudilerden sonra üçüncü grup ve toplam nüfusa oranları sadece % 1,6…
Amerika’da Hindular, Budistler, ataistler ve daha pek çok inanç var, ama Trump’ın derdi Müslümanlarla.
Oysa ki, İslam, yüzlerce yıldır bu topraklarda olmasına rağmen, Amerikan kurumlarına baktığımızda Müslümanlar, Amerika’da nüfuslarının hep altında temsil edildiler. İslam, Amerika’da ilk Afrikalı kölelerden bu yana var olan bir din…
Bu arada şunu da not edelim, Amerika’ya zorla götürülen Afrikalı kölelerin hatırı sayılır bir kısmı Müslümandı ve bu insanlar beyazlar tarafından zorla din değiştirmeye zorlandılar.
Burada, çok gözyaşı ve acı var ama maalesef Müslüman kölelerin tarihi bugüne kadar yeterince dikkat çekmedi.
Dönelim bugüne, dediğim gibi Müslümanlar Amerika’da nüfuslarının çok altında temsil ediliyorlar, özellikle Amerikan siyasetinde.
Amerikan nüfusunun % 1,6’sı Müslüman olduğu halde Amerikan Kongresi’ndeki Müslüman milletvekili sayısı % 1 bile değil.
119. Kongre’de, yani mevcut Mecliste sadece 5 Müslüman milletvekili var. Bunlardan birini, Minnesota temsilcisi İlhan Omar’i hepiniz biliyorsunuz, çünkü Donald Trump, kadına sürekli saldırıyor. Trump’a göre Omar’in en büyük suçu Müslüman olmak, siyah olmak ve Afrikalı, Somalili olmak.
Trump, Somali’nin çok geri ve pis bir yer olduğunu, tüm Somalilerin oraya geri dönmesi gerektiğini söylüyor. Trump dedi ki, “neden hep Somali gibi boktan, tuvalet gibi ülkelerden insan alıyoruz ki? Neden Norveç’ten veya İsveç’ten almıyoruz, veya Danimarka’dan?”
Yani Trump’a göre Amerika’ya gelecek göçmen beyaz, sarışın, Avrupalı ve Hristiyan olursa makbul, ama Afrikalı, siyah ve Müslüman olursa istenmeyen kişi.
Pek çok uzman, Trump’ın Somali'yle ilgili bu sözlerini ırkçılık ve dincilik olarak görüyor.
Ne diyorduk? Amerikan Kongresi’nde Müslüman milletvekillerinin sayısı % 0,9 seviyesinde yani % 1 bile değil, ama bu kadar az milletvekili bile Trumpçıları, beyaz üstünlükçüleri çıldırtmaya yetiyor.
Trump, Pazar günü katıldığı bir seçim mitinginde, ABD Senatosu adayı Abdul El-Sayed'i hedef tahtasına koydu, onu onu aşırı olmakla, ekstremist olmakla ve yasadışı örgütlere üye olmakla suçladı.
Abdul El-Sayed, Michigan'dan aday ve seçilirse Amerikan tarihindeki ilk Müslüman senator olacak...
Trump, Michigan mitinginde, Demokratların şiddet yanlısı, Amerika karşıtı teröristleri Amerika Birleşik Devletleri'ne soktuğunu, seçimi kazanırlarsa Amerika'yı bu tarz ekstremistlerle ve ABD düşmanlarıyla dolduracaklarını iddia etti...
Trump'a göre Demokrat Senatör adayı Abdul El-Sayed'in 11 Eyll saldırılarını yapanlardan bir farkı yok... Trump, "Cihatçı, Müslüman Kardeşler üyesi bir kişinin ABD senatörü olmasını engellemek için buradayım" dedi.
2024 başkanlık seçimlerinde Michigan bölgesindeki oyların % 66'sını Trump almıştı. Müslümanların büyük kısmı da o seçimlerde Trump'a oy verdi.
Müslümanlar son seçimlerde Trump’a oy verirken amaçları Demokrat Başkan Joe Biden’ı cezalandırmaktı. Müslüman seçmen, Biden’ın İsrail’e destek verdiğini, Gazze için hiçbir şey yapmadığını düşünüyordu.
Müslümanlar ayrıca Demokratların bazı politikalarını aşırı liberal buluyordu.
Bir anlamda diyebiliriz ki Trump, Müslüman seçmenler ve azınlık gruplar sayesinde başkan oldu… Müslümanlar yağmurdan kaçarken doluya tutuldular. Biden’ı Gazze nedeniyle protesto eden Müslüman seçmen Trump döneminde Amerika tarihinin en İsrailci başkanıyla karşılaştılar.
Aynı şekilde Hispanikler, siyahlar ve diğer azınlıklar da büyük destek verdikleri Trump’ın azınlık düşmanı bir başkan olduğunu geç fark ettiler. Bu seçimde bu insanların kitlesel olarak Demokratlara kayması bekleniyor.
3 Kasım'da en çeişmeli yarışlardan biri Michigan'da olacak. Bu eyalette Müslüman nüfusu % 3'e yakın, Arap nüfusu ise % 4'e yakın. Bu da El-Sayed'in seçilme şansını artırıyor, çünkü Arap nüfusu, eyaletin belli mahallelerinde toplanmış durumda ve Araplar toplu halde oy veriyor.
Michigan, Dearborn, örneğin, ABD şehirleri arasında kişi başına düşen Müslüman nüfus yoğunluğu en yüksek olan şehir... El-Sayed'in Dearborn'da yüksek oy alacağı muhakkak, ama El Sayed diğer azınlıkların ve Trump karşıtlarının da desteğini alıyor.
Eğer El-Sayed Michigan'dan senatör seçilirse ABD tarihinin ilk Müslüman senatörü olmakla kalmayacak, aynı zamanda belki de Senato çoğunluğunu belirleyen koltuğu da kazanmış olacak.
Yani Trump'ın çanına ot tıkayacak, belki de Trump'ın başkanlığını iktidarsız bir başkanlığa çevirecek...
Bu yüzden Trump, El Sayed'in kazanmasını engellemek için her şeyi yapıyor, onu 11 Eylül teröristlerine benzetiyor.
Diyor ki Trump, "25 yıl sonra, Michigan'ın, tıpkı Todd'un yaptığı gibi, bir cihatçının Kongre Binası'na girmesini engellemek için ayağa kalkıp, savaşması gerekiyor. Eğer El-Sayed kazanırsa, Senato'ya girmesine izin verilmeden önce metal detektöründen geçmesi gereken tek senatör olacak."
Yani Trump, El Sayed'in Senato'ya patlayıcı sokabileceğini ima ediyor. Oldukça çirkin bir benzetme...
El-Sayed ise kendisine yönelik suçlamaları reddediyor ve Trump'ı iki yüzlülükle, hipokrasiyle itham ediyor...
El-Sayed pazar günü şunları söyledi. Birlikte okuyalım:
"ABD Başkanının benim ismimden kişisel bir rahatsızlık duymasını anlayabiliyorum. Diğer taraftan, Başkan Trump, damatının özel sermaye fonunu finanse eden Suudilerden gelen bir isim söz konusu olduğunda ya da kendisine 400 milyon dolarlık özel bir jet hediye eden Katarlılar devreye girdiğinde, nedense bu isimlerden hiç de rahatsız olmuyor gibi görünüyor."
***
ABD’de demografik bir değişim olduğu muhakkak. Ama bundan daha önemlisi, Müslümanlar, Araplar, Hispanikler, siyahlar ve diğer etnik gruplar Amerikan kurumlarında daha fazla temsil edilmeye başlıyor. Bu da o koltukları daha önce keyiflerince dolduranları rahatsız ediyor.
Önümüzdeki yıllarda Amerika’da daha az beyaz ve daha az Yahudi yönetici göreceğiz. Bu değişen demografinin ve toplum yapısının doğal bir sonucu. Şu anda ABD’de 11 Müslüman belediye başkanı var. Hiç şüphesiz bunlardan en önemlisi NY Belediye Başkanı Mamdani.
Mamdani tüm etnik gruplara ilham kaynağı oluyor. Onun izinden gitmek isteyen çok.
Eğer El-Sayed de senatör seçilirse, o yol Müslümanlara ve diğer etnik gruplara daha fazla açılacaktır.
Prof. Dr. Sedat Laçiner, Güncel Yazılar,
29 Ekim 2026
Yorumlar
Yorum Gönder