Kızıldeniz Karışıyor, Yemen Savaşı Büyüyor. Mekke Paktı Devrede, Pakistan Sahada

Sedat Laçiner, 6 Ekim 2026

Kızıldeniz karışıyor… Suudi Arabistan, Yemen’de büyük bir savaşa hazırlanırken Pakistan da savaşa dahil oluyor…

Pakistan, Yemen’e 4 kargo uçağı dolusu silah ve teçhizat gönderdi, kargo Yemen’deki Husi karşıtı hükümet güçlerinin eline ulaştı…


Uçaklarda çok sayıda iha ve iha’lara karşı hava savunma araçları, hafif topçu sistemleri olduğu belirtiliyor…


Pakistan’ın desteği sadece silah ve mühimmattan ibaret değil… Pakistan, “askeri danışman” adı altında bölgeye çok sayıda subay ve teknisyen de gönderdi…


Bazı kaynaklar, Pakistan savaş uçaklarının Husilerin hakim olduğu kuzey ve batı Yemen’de birçok hava saldırısı düzenlediğini iddia ediyor.


Yine aynı kaynaklara göre, Yemen’de çok büyük bir savaş yaklaşıyor ve Pakistan, bu savaşın önemli bir parçası olacak…


Bu sorular, önceki gün Pakistan Savunma Bakanı Muhammed Asıf’a da soruldu. “Pakistan, Yemen’de saldırılara katılıyor mu?” dendi.


Asıf, “hayır, katılmıyor” demedi, ama "Suudi Arabistan'ın her düşmanı Pakistan'ın da düşmanıdır. Bunu herkes anlasın dedi ve Yemenli Husilere karşı Suudi Arabistan'ı savunmak için ülkesinin "elindeki tüm imkanları" kullanacağını belirtti.


Asıf’a göre Husiler, “azgın saldırganlar” yani “mütecavizler”...


Husileri İran'ın desteklediğini ve Yemen-Suudi Arabistan Savaşının aslında büyük oranda İran-Suudi Arabistan gölge savaşı olduğunu herkes biliyor... Bu nedenle bu açıklama, Pakistan'ın, giderek genişleyen İran Savaşı'na girme ihtimalinin ne kadar yüksek olduğunu gösteriyor.


Pakistan'ın kalabalık ve güçlü bir ordusu var. Pakistan ayrıca nükleer silahlara da sahip bir ülke.


Dünyanın merak ettiği asıl soru ise Pakistan'ın şu ana kadar Yemen’e karşı yapılan hava operasyonlarına ne ölçüde katıldığı ve bundan sonraki günlerde Pakistan’ın açıktan, yani resmi olarak da bu savaşa katılıp katılmayacağı.


Roma ziyareti sırasında açıklamalarda bulunan Pakistan Savunma Bakanı, Temmuz ayında Türkiye ve Suudi Arabistan ile imzaladıkları Mekke Anlaşması’nın yükümlülükler getirdiğini hatırlatarak, anlaşma gereği SA’ı savunmak için ellerindeki tüm imkanları kullanmak zorunda olduklarını söyledi…


Asıf’ın açıklamaları Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan Genelkurmay Başkanlarının Riyad’da yaptıkları toplantıdan sonra geldi…


Üç ülke genelkurmay başkanları, Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da Yemen’e verilecek karşılığı ele aldılar… Üç ülke arasındaki telefon ve yüzyüze görüşmelerde son bir aydır çok ciddi bir artış yaşanıyor.


Dışişleri Bakanı Fidan, önceki hafta Suudi Arabistan’a verebilecekleri desteği değerlendirdiklerini, ilk aşamada teknik ve diğer destekleri sağlayabileceklerini söylemişti…


Diğer taraftan Yemen’de çatışmalar şiddetleniyor. Hafta sonu başkent Sana, Taiz ve diğer bölgelerde yoğun silahlı çatışmalar vardı. Ayrıca Suudi Arabistan hava kuvvetleri, uçaklarla ve füzelerle Yemen’de onlarca noktayı vurdu.


Çatışmalarda sadece Pazar günü 100’e yakın insan hayatını kaybetti. Kayıpların yarısı Husi saflarında, geri kalanı Aden merkezli Hükümet güçlerinde…


Hava saldırılarında çok sayıda insanın da öldüğü veya yaralandığı sanılıyor. Özellikle Taiz bölgesinde çatışmalar çok yoğundu. Sana ve Aden arasındaki Taiz bölgesi, Babel Mendep’in güvenliği için kritik görülüyor.


İki taraf da Boğaz’ın 80 ila 100 km yakınındaki dağlık hattı elinde tutmak istiyor…


Eğer Husiler, Taiz’i de ele geçirirse Hükümet güçlerinin merkezi olan Aden iyice tecrit edilmiş olacak ve Suudi destekli Hükümet güçlerinin Babel Mendep ve çevresini yeniden ele geçirmesi imkansız hale gelecek, çok zorlaşacak…


Yemenli Husiler ayrıca Suudi Arabistan’ın Riyad şehri yakınlarındaki Aramco petrol tesislerine saldırdıklarını ve bu tesislerde büyük çaplı yangın çıktığını açıkladı…


SA saldırıyı yalanlarken, ABD kaynaklı uydu görüntüleri, tesislerde yangın çıktığını gösteriyor…


Husi tarafı, Aramco’ya saldırının misilleme saldırısı olduğunu, Suudi Arabistan uçaklarının ve füzelerinin kendilerine defalarca saldırdığını, eğer bu saldırılar sürerse kendilerinin çok daha ağırıyla karşılık vereceklerini açıkladı.


Husi yetkilisi Muhammed el Bukhaiti, Yemen’e saldıranın Suudi Arabistan olduğunu, Suudilerin asıl amacının Yemen’i vesayet altına almak olduğunu açıkladı. Bukhaiti, Suudi Arabistan saldırdıkça kendilerinin de buna cevap vereceğini ve sonraki yanıtlarının çok daha sert olacağını söyledi…


Diğer taraftan, Suudi Arabistan destekli ve Aden merkezli Husi karşıtı Yemenli gruplar, Husilere, karşı taarruz başlattıklarını açıkladı.


Uluslararası toplum tarafından tanınan Yemen hükümet güçlerinin başkanı Raşid el Alimi, Husilerin ele geçirdiği toprakları geri almak için karşı saldırı başlattıklarını söylerken birçok noktadan saldırıya geçtiklerini belirtti.


Yemen Hükümet güçleri, son 3 günde Husi hedeflerine yüzlerce füze, dron ve kara araçlarıyla saldırı düzenledi.


Yemen’de bir yandan Suudi Arabistan-Husi savaşı, diğer taraftan iç savaş derinleşiyor…


Husiler, Aden merkezli güçlere karşı son aylarda büyük bir üstünlük kurdu; başta Mokka liman şehri olmak üzere, Yemen’in batısında ve güney batısında hızlı bir ilerleme gösterdiler, Yemen nüfusunun % 80 kadarını kontrolleri altına aldılar.


Çok daha önemlisi Babel Mandep Boğazı üzerindeki bir adayı da ele geçirdiler ve Boğaz bölgesinde yayıldılar.


İran’la birlikte hareket eden Husi güçleri, yaklaşık iki aydır Suudi Arabistan kıyılarına da deniz ablukası uyguluyor, Suudi tankerlerine ateş açıyor ve hatta Suudi Arabistan’ın enerji tesislerine füze ve iha saldırıları düzenliyor.


Haftasonu da Husiler tarafından ateşlenen birçok füze ve iha, Suudi Arabistan hava savunma sistemlerince durduruldu. Bu füzelerin hedefinde Yanbu petrol limanı, Taif ve Aramco’nun çeşitli tesisleri vardı.


Geçtiğimiz hafta başında ise Husiler Medine yakınlarındaki bir enerji tesisine saldırı düzenledi… Suudi Arabistan tarafı Husilerin kutsal mekanlara saldırı düzenlediğini, bu nedenle Husilerle savaşın kutsal olduğunu, hatta cihat olduğunu söylüyor…


Husiler ise Suudi Arabistan’ı Amerika ve Batı ile işbirliği yapmakla ve kendilerine haksız saldırılarda bulunmakla suçluyor. Husiler İran’la birlikte hareket ediyor ve Husi saflarında pekçok İran Devrim Muhafızının savaştığı sanılıyor…


***

Diğer taraftan bölgeden gelen haberler korkutucu… Husi saldırılarıyla bunalan Suudi Arabistan, Yemen’e daha büyük bir savaş açmaya hazırlanıyor. Amaç ablukayı kırmak, Husileri bastırmak.


Bu arada Yemen’de sahada çok sayıda Suudi askeri danışmanın görev yaptığı, Aden merkezli Yemen güçlerini Suudi subayların koordine ettiği belirtiliyor.


Daha önce söylediğimiz üzere, bu güçler arasında Pakistanlı paralı askerler ve Pakistanlı askeri danışmanlar da var…


Herkesin merak ettiği soru ise SA’ın Yemen seferine Pakistan ve Türkiye’nin açıktan katılıp katılmayacağı… 3 ülkenin Temmuz ayında imzaladığı Mekke Paktı, üçünün güvenliğini birleştiriyor, birine yapılan saldırıyı üçüne de yapılmış sayıyor.


Bir iddiaya göre Suudi saldırısına bir noktada ABD de katılacak. akat bu şimdilik zayıf bir ihtimal. Çünkü Trump Yönetimi Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklıktan sonra bir de Babel Mendep Krizi istemiyor, meseleyi uzaktan çözmek istiyor.


Riyad’da değerlendirilen seçenekler arasında Kızıldeniz nakliye rotasını güvence altına almak için kıyı şeridinde ilerlemek veya birden fazla cephede saldırı düzenleme yer alıyor. Yani Arabistan güçleri ya sadece batı kıyılarına odaklanacak, ya da birden fazla yönden saldıracak…


Reuters, planlanan büyük saldırının birkaç hafta içinde başlayabileceğini, hazırlıkların devam ettiğini yazdı. Saldırının bel kemiğini Yemen’deki Husi karşıtı güçler oluşturacak, Suudi Ordusu havadan savaş uçakları ve füzelerle saldıracak.


Fakat herkes şunu biliyor ki Aden merkezli Yemen güçleri yamalı bohça gibi, Husilere karşı oldukça zayıf kalıyorlar… Suudi güçleri ise tek başına Husileri yenecek güce sahip değil. Bu nedenle Riyad, yardım için çalmadık kapı bırakmadı… Şimdi tüm gözler Mekke Paktı’nda…


Amerika ise şu ana kadar Husilere karşı saldırılara doğrudan katılmadı, ama Riyad’a istihbarat desteği ve teknik destek veriyorlar.


Bir kaynağa göre ABD, sırf Yemen meselesi için Suudi Arabistan’nda 200’den fazla istihbaratçı ve askeri analizci bulunduruyor.


Bazı Avrupa ülkeleri de benzeri destekte bulunuyorlar. Fransa, Babel Mendeb Boğazı’nı ve Arabistan’ı korumak için bölgeye asker göndereceğini açıklamıştı.


Macron, Babel Mendep’ten geçen gemilerin Fransa’yı doğrudan etkilediğini belirterek Suudi Arabistan’ın korunmasına yardım edeceklerini söyledi…


Başka bir deyişle bölgenin doğusunda yoğunlaşan savaş, adım adım batıya, Kızıldeniz’e taşınıyor…


Suudi Arabistan bu yardımları memnuniyetle karşılamakla birlikte sahaya, yani karaya asker indirmeden Husileri yenmenin mümkün olmayacağını da biliyor…


Arabistan Krallığı, 2015’den beri Husileri bastırmaya çalışıyor, ancak şimdiye kadar bunda başarılı olamadılar…


2022’de taraflar arasında ateşkes imzalandı ancak bu yılın 28 Şubat’ında başlayan İran Savaşı, dengeleri değiştirdi ve Yemenli Husiler, İran’ın yanında yer aldı, Suudi Arabistan’ı sıkıştırmaya başladı…


Husiler, Suudi denizcilik ve enerji altyapısına düzenli ve kritik saldırılar düzenliyor. Suudi Arabistan da havadan Yemen’e saldırılarını artırdı, başkent Sanaa başta olmak üzere düzenli olarak Husi üslerini vuruyor…


Suudi Arabistan’ın planladığı yeni saldırılar ise daha önceki saldırılardan çok daha büyük ve kapsamlı olacak. Riyad'ın amacı Husilerin elde ettikleri hızlı kazanımları geri çevirmek.


Bu sayede hem Boğaz’dan geçişleri güvence altına almak istiyorlar, hem de Suudi Arabistan’ın güney topraklarına yapılan saldırılara engel olmak amacındalar…


Suudiler, Yemen’e saldırı için iki olası seçeneği değerlendiriyor: Ya Babülmendep Boğazı çevresindeki bölgeye odaklı sınırlı bir saldırı yapacaklar, ya da Yemen genelinde El-Beyda, Marib, Taiz ve El-Cevf bölgeleri dahil olmak üzere birden fazla cephede, eş zamanlı saldırıları da kapsayan daha geniş çaplı bir taarruz düzenleyecekler…


Planlanan taarruzda 100.000'den fazla Yemen askeri ve binlerce Suudi askerinin görev alması bekleniyor… Yine Pakistanlı paralı askerlerin ve askeri danışmanların da bu güç içinde olacağı söyleniyor.


Babülmendep, Kızıldeniz'in güney çıkış geçidi ve Akdeniz ile Asya arasındaki kilit bir denizcilik rotası; bu rota, İran Savaşı nedeniyle fiilen kapanan Hürmüz Boğazı'na alternatif olarak bu yıl ayrı bir önem kazandı.


Suudi kaynaklar, Babülmendep Boğazı Husilerin kontrolünde olduğu sürece, barış müzakerelerinin başarıya ulaşamayacağını düşünüyor. Çünkü bu boğazı kontrol etmek Husilere küresel çapta bir avantaj sağlıyor…


Suudi Arabistan, Kasım ayına sarkabilecek bu büyük saldırıda Husileri tamamen yok edemeyeceğini biliyor, hedefleri geçmişe göre daha sınırlı. Husileri Boğazdan uzaklaştırıp, dar bir bölgeye sıkıştırsalar bu onlara yetecek. Ama bu da kolay olmayacak.


Diğer taraftan Husiler de sahipsiz değil. Lübnan’da Hizbullah’ın geriletilmesinden sonra Yemenli Husiler, İran’ın bu bölgedeki en önemli ortakları haline geldi.


Bu nedenle Suudi Arabistan, Husilere daha büyük bir saldırı düzenlerse başta Iraklı milisler olmak üzere, bölgedeki diğer İran vekil güçleri Suudi Arabistan’ı füze ve dron yağmuruna tutabilir.


Daha önceki programlarda söylemiştik; İran’ın planı Yemen’deki iç savaşı Suudi Arabistan’a yaymak ve Yemen ile Irak üzerinden Suudi Arabistan’a ölümcül darbeler vurmak.


Eğer Tahran, bu planları gerçekleştirebilirse, Irak’tan Aden Körfezi’ne, İran’dan Kızıldeniz’e kadar geniş bir coğrafya iç savaş görüntüsüne bürünebilir.


İkinci olarak, Pakistan’ın Suudi Arabistan’a Yemen’de vereceği destek arttıkça Pakistan-İran ilişkileri gerilebilir ve İran, Pakistan’ı içten vuracak hamleler yapabilir.


Yemen meselesi Pakistan-Afganistan çatışmalarında tırmanmaya ve Belücistan ayrılıkçı hareketinin saldırılarında artışa neden olabilir… Herkes biliyor ki İran, Pakistan’dan ayrılmak isteyen Beluç güçlerine destek oluyor veya kolaylık sağlıyor…


Suudi Arabistan'ın fiili lideri Muhammed bin Selman, Amerika’dan hava saldırıları gibi doğrudan askeri destek istedi ama bu talepleri Trump tarafından hep reddedildi.


Amerika, istihbarat desteği veriyor ama Yemen’de daha fazla yük almak istemiyor.


Amerika’nın asıl istediği Yemen meselesini Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye’nin çözmesi. Yani Trump, yükü Mekke Paktı’nın sırtına atıyor.


Diğer taraftan bugün Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da Mekke Anlaşması stratejik siyasi ve savunma komitesi toplantısı var… Toplantıya Pakistanlı ve Suudi yetkililerin yanısıra Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu da katılacak…


Pakistan, Husilere karşı topyekün bir saldırıdan önce Sanaa Yönetimi ile diplomatik müzakere yöntemini önerdi. Fakat Suudiler bu teklife sıcak bakmıyor ve böyle bi girişimin Husileri şımartmasından korkuyor.


Onlara göre Babel Mendep çevresi geri alınmadan Husilerle görüşmek yarar yerine zarar verecek.


Pakistan’ın endişesi ise Yemen’de dibi görünmeyen bir savaşa sürüklenmek.


Mekke Paktı ve ondan 1 yıl önce imzaladıkları anlaşma gereğince SA’ın askeri olarak yardımına gitmek zorunda olduğunu düşünen Pakistan enerji, kaynak ve insan tüketecek bu savaşa girerse hem İran sınırları beklenmedik risklerle karşılaşır hem de ülke Hindistan karşısında güç kaybına uğrar…


Türkiye’nin Pakt’a katılımı İslamabad Yönetimini rahatlatsa da Ankara’nın tavrı hala net değil…


Prof. Dr. Sedat Laçiner, 6 Ekim 2026 Güncel Yazılar


Sedat Laçiner: Uluslararası İlişkiler Uzmanı, Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Kurucu Başkanı ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi eski Rektörü. Lisans (Ankara Üniversitesi SBF), Yüksek Lisans (University of Sheffield), doktora (King's College London).


Sedat Laçiner videolarının tamamına bir tıkla ulaşmak için: https://lacineryazilar.blogspot.com/2026/07/youtube-videolari-listesi.html


Bu konuda yazarın en son Youtube videosu için: Pakistan Savaşa Çekiliyor... Mekke Paktı Devrede... Suudi-Yemen Büyük Savaşına Doğru, Sedat Laçiner, 5 Ekim 2026





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

SEDAT LAÇİNER YOUTUBE VİDEOLARI LİSTESİ: LİNKLER (BAĞLANTILAR), TARİHLER

Batı’nın Kronikleşen Sorunları: Göç ve Nüfus Azalması

Amerikasız Bir Dünya Düzeni