Mekke Anlaşması ve İran'ın Cevabı

Prof. Dr. Sedat Laçiner

ABD, Basra'da köşeye sıkıştı... Trump, İran işinden çıkmak istiyor, ama ne geri gidebiliyor ne de ileri.

İran ise son aylarda kazandığı özgüvenle uzlaşmaz ve sert tutumunu sürdürüyor. İran'ın amacı petrol fiyatlarını yüksek tutup, Kasım'da Trump'ı devirmek…

Cumartesi günü Tahran, barış şartlarını açıkladı ve Hürmüz'ün açılması daha da zorlaştı.

İran Milli Güvenlik Yüksek Konseyi Başkanı Mohammad Bagher Zolghadr, Cumartesi günü yayınladığı ültimatom gibi bildiride ABD, İran'ın şartlarını yerine getirene kadar Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalacağını söyledi.

Yayınlanan bildiride İran, barış için 6 madde saydı:

1) İran'a yönelik deniz ablukasının kaldırılması,

2) Yaptırımların hemen kaldırılması,

3) Amerika'nın ordusunun İran'ın çevresinden çekilmesi,

4) savaş tazminatı ödenmesi,

5) dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılması,

6) İran'ın bölgedeki müttefiklerine (yani Hizbullah'a, Yemenli Husilere, Iraklı milislere ve diğerlerine) yönelik saldırılara ve ülkeye yönelik tehditlere son verilmesi.

***

İran, bunları Hürmüz Boğazı'nın açılmasının şartları olarak sayıyor…

İran Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Tuğgeneral Hüseyin Muhibbi ise Hürmüz Boğazı'nın bir çatışma alanına döndüğünü hatırlatarak, "Stratejimiz, düşman, tüm şartlarımızı kabul edene kadar boğazı kontrol altında tutmaktır" ifadesini kullandı.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ülkesinin ABD ile şu an doğrudan bir müzakere yürütmediğini, yalnızca aracılar vasıtasıyla mesaj alışverişinde bulunulduğunu açıkladı.

Arakçi, görüşmelerin ancak Washington'ın iki taraf arasındaki mutabakat zaptına ilişkin ihlallerini düzeltmesi halinde yeniden başlayabileceğini belirtti.

İran'a göre Amerika, İran'a saldırarak, deniz ablukası uygulayarak ve Hürmüz'de İran'dan habersiz geçişler ayarlayarak imzalanan ön anlaşmayı kasti olarak ihlal etti.

Cumartesi günü yayınlanan bildiri, İran'ın pozisyonunu net olarak ortaya koyuyor. Ancak Washington'da ilginç bir sessizlik hakim...

İddiaya göre Trump, sıkışmış vaziyette. İsrail'e yakın lobiler, İran'a daha sert saldırı için bastırıyor, Pentagon ise kritik düzeye düşen silah stokları konusunda uyarıyor.

Ayrıca Amerikan Dışişleri Bakanlığı ve CIA, İran'a yapılacak yeni saldırıların deniz yollarını daha beter kapatabileceğini ve petrol sahalarının kısa sürede savaş alanına dönebileceğini söylüyor.

Trump, sıkışmış vaziyette... Ne geri adım atabiliyor, ne de ileri gidebiliyor.

Nitekim, Beyaz Saray, İran'ın taleplerine hemen yanıt vermedi.

Trump, önceki konuşmalarında, İran'ın nükleer programıyla ilgili nihai bir anlaşma olması ve Hürmüz'ün tamamen açılması durumunda İran'ın buna benzer taleplerinin karşılanacağını belirtmişti.

Ancak Tahran Yönetimi, oyalandığını ve Amerika'nın İran'ın istediği türden bir barışla aslında hiç ilgilenmediğini düşünüyor.

ABD ile barış anlaşması yapmaya çalışan ve bir çerçeve anlaşmaya da ulaşan İran, bu mutabakat zaptının Amerika tarafından uygulanmadığını ve defalarca koşulların ihlal edildiğini gördü.

Dahası Amerika, çeşitli bahanelerle İran'ı havadan vurmaya devam etti.

Temmuz ayında kopan görüşmelerden sonra Tahran Yönetiminin barış ümidinin kalmadığı ve Amerika'yı bölgeden kovmaya odaklandığı öne sürülüyor.

Buna göre İran, bölgede çatışmayı tırmandırmaya devam edecek…

Hürmüz Boğazı kapalı tutulacak, Babel Mendeb ve Kızıldeniz’de Husiler, Suudi Arabistan'a saldırırken bu deniz yolu da yarı açık yarı kapalı kalacak...

Gerekirse çatışma Suudi Arabistan'a yayılacak. Bunun için Iraklı milisler ve Yemenli Husiler kullanılacak; Suudi Arabistan'ın Basra’dan Kızıldeniz’e petrol nakletmesinin önüne geçilecek, bazı petrol sahaları ateşe verilecek...

Tüm bunlar petrol fiyatlarını yükseltecek ve Trump Amerika’daki ara seçimlerde ağır şartlar altında girecek.

Kasım ara seçimlerini kaybeden Trump hakkında belki de azil davası başlayacak ve İran da Trump’tan kurtulacak… Denilene göre Tahran’ın planı bu şekilde…

Nitekim Zolghadr'ın açıkladığı şartlar, Hürmüz Boğazı'nın açılması ve petrol fiyatlarının düşmesine ilişkin beklentileri alt üst etti. İran, petrol üzerinden savaşıyor...

***

Trump, İran ile Umman arasında devam eden görüşmeleri piyasalara yeni anlaşma gibi lanse etti durdu, ancak Tahran, Umman'la görüşmelerin sadece teknik düzenleme olduğunu, Hürmüz'den geçişlerin hala kendi kontrollerinde olduğunu ve savaş bitene kadar da böyle kalacağını söylüyor.

Nitekim, İran Devrim Muhafızları Sözcüsü Hossein Mohebbi, boğazın yeniden açılmasının kesinlikle "İran-Umman müzakerelerine bağlı olmadığını, herşeyin Amerika'nın şartları karşılamasına bağlı olduğunu" söyledi.

Tasnim'e göre İran ve Umman Boğaz düzenlemelerinde nihai anlaşmaya çok yakın, ancak bu anlaşma Boğaz'da sadece yen, güvenli rotaları belirleyecek, Boğazdan geçmek isteyen gemiler yine İran'dan izin almak zorunda kalacak.

Amerikan tarafı, Hürmüz Boğazı’nın güneyinden, yani Umman’a yakın kıyıların açığından tankerleri ve gemileri İran’ı by-pass ederek geçirmeyi denedi ama Devrim Muhafızları bu rotadan ilerlemeye çalışan tankerleri vurunca Boğaz kapalı kalmaya devam etti…

İran bir yandan tehdit ediyor, diğer taraftan Boğaz çevresindeki gemileri vurmaya devam ediyor…

En son BAE Dışişleri Bakanlığı, kendilerine ait bir petrol tankerinin Boğaz’ı geçmeye çalışırken vurulduğunu açıkladı... Savaşın başından beri, Abu Dabi merkezli bu şirketin en az 15 petrol tankeri vuruldu…

***

İranlılar yalanlasa da ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran-Umman görüşmelerinde kendilerinin de taraf olduğunu ve Tahran üzerinde önemli bir nüfuza sahip olduklarını iddia ediyor. Vance’e göre Umman-İran Anlaşması Hürmüz’ün açılmasını sağlayabilir ve İran, gemilere saldırmama sözü verebilir.

Trump da yardımcıları da petrol fiyatlarını aşağı çekebilmek için bu tür iyimser açıklamalar yapıyorlar, ama çoğu zaman sözleri boş çıkıyor…

Diğer taraftan, İran sadece Hürmüz'de gemileri vurarak veya tehdit bildirileri yayınlayarak değil, savaşı genişleterek de elini güçlendirmeye çalışıyor.

İran destekli Husiler, Yemen'deki Suudi Arabistan güçlerini hedef aldığını ve Kızıldeniz kıyısındaki büyük bir Suudi petrol rafinerisine bugün (pazar günü), ayrı bir saldırı düzenlediğini iddia etti.

Kızıldeniz'de çatışmalar yeniden tırmandı. Pek çok uzmana göre Husilerin Suudi Arabistan'a saldırılarının Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Anlaşması'nın hemen ardından gelmesi manidar...

Daha önce Suudi şirketi Aramco'nun Jazan rafinerisine saldırdığını açıklayan Husiler, ayrıca Yemen'in Kızıldeniz kıyısındaki  Moça şehrinde konuşlu Suudi Arabistan askeri güçlerine de saldırdıklarını duyurdular.

Bu arada Mekke Anlaşması'na ilişkin İran'dan da bir yorum geldi.

İran Meclisi Milli Güvenlik ve Dış Politika Komitesi üyesi İbrahim Rezai, Cuma günü yaptığı açıklamada, "Suudiler, şunu anlamalı, nasıl ki Amerikalılara onlarca yıl süren tek taraflı bağımlılık hiçbir fayda vermedi, Türkiye ve Pakistan ile yapılan kağıt üzerindeki anlaşma da Suudilere güvenlik getirmeyecek" dedi.

Rezai'nin sözlerinde uyarı olduğu kadar bir küçümseme de olduğu muhakkak.

Bitirmeden önce şunu söyleyelim; Mekke Anlaşması, çok sert ve açık maddeler içeriyor. Anlaşma imzacı 3 ülkenin güvenlşiğini brbirine bağlıyor. Eğer Suudi Arabistan'a saldırı olursa Türkiye ve Pakistan, Suudi Arab,stan'ın savunmasına katılmayı taahhüt ediyor. Aynı şartlar 3 ülke için de geçerli. Ancak Suudi Arabistan neredeyse savaşın tam ortasında. Bu nedenle anlaşma, şu haliyle Pakistan ve Türkiye için riskler içeriyor.

Peki Türkiye (ve Pakistan) bu anlaşmayı neden imzaladı? Kanaatim odur ki asıl amaç, Suudi Arabistan'a saldırmaya hazırlanan İran'a mesaj göndermek, "Suudi Arabistan'a dokunma" demek... Tahran bu mesajı doğru okudu mu, yoksa meydan mı okuyacak bunu zamanla göreceğiz...


Prof. Dr. Sedat Laçiner, 10 Ağustos 2026
Güncel Yazılar


Konuyla İlgili Video İçin Bağlantıyı Tıklayınız: "İran'ın Mekke Anlaşması'na Cevabı. İran Tırmandırıyor: Hedefinde Arabistan ve Trump'ı Düşürmek Var", 9 Ağustos 2026

Sedat Laçiner Videolarının Linkleri İçin Bağlantıyı Tıklayınız





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

SEDAT LAÇİNER YOUTUBE VİDEOLARI LİSTESİ: LİNKLER (BAĞLANTILAR), TARİHLER

SERBEST TİCARET VE YATIRIM DÖNEMİ SONA ERDİ: ESKİ DÜZEN YIKILIYOR, YENİSİ ORTADA YOK

Çin’den ABD’ye Sert Tepki: “Soğuk Savaş Zihniyetiyle Latin Amerika’ya Müdahale Ediyorsunuz”